Bir Avuç Toprak Bir Ömür Vatan
18 Mart 1915 sabahı Çanakkale’nin suları sadece mavi değil; barutun, dumanın ve insanın içini yakan bir acının rengini taşıyordu.
Henüz çocuk yaşta olanlar, yarım kalan türkülerini geride bırakıp siperlere koştu. Kimi cebinde annesinin verdiği bir mendille, kimi yüreğinde tek bir dua ile…
Hepsinin ortak bir adı vardı: Vatan.
Seyit Onbaşı, 276 kiloluk mermiyi omzuna aldığında sadece bir top mermisi taşımıyordu. Geride bıraktığı hayatı, bir beşiği, bir geleceği taşıyordu. Omuzları titredi belki ama inancı hiç sarsılmadı.
Yahya Çavuş ve arkadaşları, imkânsız denilen bir direnişi mümkün kıldı. Cephane tükendi, süngüler kırıldı ama geri adım atılmadı. Çünkü biliyorlardı; bir adım geri, bir milletin susması demekti.
Ve geride kalan analar…
Evlatlarının yolunu gözlerken acıyı en derinden yaşadılar ama hiçbiri “gitmeseydi” demedi. Çünkü o gidişin bir milletin varoluşu olduğunu biliyorlardı.
Bugün o siperlerde değiliz. Ama her nefeste onların bıraktığı mirası taşıyoruz. Dalgalanan her bayrakta, edilen her duada, söylenen her “vatan” sözünde onların izleri var.
Çanakkale’de kalanlar aslında hiç gitmedi. Onlar bu toprağın hafızasında, bu milletin vicdanında yaşamaya devam ediyor. Unutulduklarında değil, hatırlandıkça daha da güçleniyorlar.
Ruhları şad olsun.
Bu vatan, onlara daima minnettar kalacak.



Benzer Haberler
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günümüz Kutlu Olsun
23 Nisan’a Özel Animasyon Film Vizyonda: 1881 Atatürk: Bir Liderin Doğuşu
RTÜK'ten 3 Televizyon Kanalına Ceza
23 Nisan 1920 Bir Milletin Yeniden Doğuşu
Wednesday Paris’te Ortaya Çıktı! Yeni Sezondan İlk Kare Olay Oldu
Türk Polis Teşkilatının 181. Yıldönümü Kutlu Olsun
Holly Jackson’dan ilk Yetişkin Gerilim Romanı; Ölüm Beni Bulana Dek Türkçe'de
AVM’lere Giriş Ücretli mi Oluyor? İddiaları Gündemde