Demet Altınyeleklioğlu-Gülüm
1975 yılında Avustralya' da yaşayan bir televizyoncu olan Alinga birgün kitapçıya gittiğin de arkadaşı ona okuması için 1915'de Çanakkale Savaşı'na hemşire olarak katılan Anzak kızı Helen'in günlüğünü verir.
Günlük zafer umutlarıyla Gelibolu'ya gelen Anzak ordusunda görev yapan Avustralyalı vatansever hemşire Helen Dardanel'de yaşanan kıyamet, insanlığın yok olup bittiğini düşündüğü anda savaşta yaralanıp düşman revirine getirilen Teğmen Suat un engellerle dolu kocaman aşkını anlatmaktadır.
Yazılanlara karşı kayıtsız kalamayan Alinga, Helen ile Suat'ın aşkının peşine düşer ve soluğu Çanakkale de alır lakin hayatın ona nasıl bir sürpriz hazırladığını henüz bilmiyordur.
Tarihi kurgunun içinde filizlenmiş bir aşk hikayesi olarak yazılan bu kitap bir milletin haklı vatan mücadelesini,savaşın asla kimseye birşey kazandırmayacağını geride sadece kırık kalpler bırakacağının anlatıldığı çok güzel bir eser...
Ben Gülüm'ü okuyalı yıllar oldu ama her Çanakkale Zaferinin yıldönümünde savaşın ortasında birbirine tutulan o iki gencin aşkını yüreğim de hissederim...
Eğer henüz okumadıysanız hepinize tavsiyemdir.
Sevgiyle Kalın...


Benzer Haberler
Hoş geldin Ya Şehr-i Ramazan
Bazı Günler Kalpten Başlar
Dünya Öykü Günü Kutlu Olsun
Sinema Salonlarında Bu Hafta
Sevilen Oyuncu Kanbolat Görkem Arslan Hayatını Kaybetti
Samsun Siber Güvenlik Zirvesi Gerçekleştirildi: Gençler Oyun Değiştirici Olacak
6 Şubat 2023 Depremlerinde Kaybettiklerimizi Anıyoruz
Sylvester Stallone’dan Yeni Dizi Hamlesi: Blood Aces